TÜRKİYE CANIM FEDA



Türkiye Yol Haritasi

Copyright by UnFoRGiVeN
 













BARINMALARI

Kurulacak tavşanlıkta binanın taban alanı kullanılacak kafeslerin kaç katlı olduğuna göre hesaplanmalıdır. Tek katlı kafesler kullanıldığı zaman tavşan başına taban alanı 2-2.5 m², iki katlı kafes kullanıldığında 1.5-1.75 m², üç katlı kafes kullanıldığında ise 0.75-1 m² olmalıdır.

 

Barınakta sıcaklık 10° C’nin altına düşmemeli 20° C’ nin üstüne de çıkmamalıdır. Nisbi nem % 60-70 olmalıdır. Aydınlatma süresi ortalama 14 saat ve ışık yoğunluğu m² başına 1.5 watt olacak şekilde ayarlanmalıdır. Kümesin yeterince aydınlık ve havadar olması için pencereler vasistaslı ve pencere alanı taban alanının %5’i kadar olmalı, ayrıca  çatıda havalandırma bacaları bulunmalıdır.

 

Kafes eni 55-70 cm , boyu 70-85 cm , yüksekliği 40-50 cm olabilir. Doğum sandığı en 30 cm , boy 45 cm , yükseklik 25 cm olmalı. Taban ahşap ızgaraları gürgen, meşe, çam gibi sert ağaçtan 25-30 mm ve çıta aralığı 12-15 mm olması uygundur.

 

BESLENMELERİ

 

Tavşan beslemede genelde pelet yemler ve yonca tercih edilir. Pelet yemler %50-60 konsantre, % 40-50 kaba yem içerirler. Yemde %16-18 protein, %12-16 selüloz, % 3 yağ ve kilogramında 2500-2750 kcal enerji bulunmalıdır. Angora yünü kükürtlü amino asitlerce zengindir. Bu nedenle Ankara tavşanı rasyonlarındaki kükürtlü amino asit oranının %0,7 - 0,8 düzeyinde olması istenir.

 

Enerji İhtiyacı :

 

Genç tavşanlarda ve damızlık dişilerde enerji ihtiyacı yüksektir. Enerji ihtiyacı çevre sıcaklığına göre de değişmektedir. Bu nedenle yem ve su tüketimi çevre ısısına ve rasyonun enerji düzeyine göre artar veya azalır.

 

Protein İhtiyacı :

 

Hem gelişme hem de yün veriminde protein miktarı ve kalitesi önemlidir. Tavşanlarda 10 aminoasit esansiyeldir. Bunlardan metionin, sistin, lizin ve arjinin tüy gelişiminde büyük rol oynar. Diğerleri rasyonun protein düzeyi % 16-18 ’e ayarlandığında otomatik olarak karşılanmış olur. Aminoasit bakımından dengesiz rasyonlar günlük kuru madde tüketimini ve büyüme oranını düşürmektedir.

 

Laktasyondaki dişiler için optimum protein düzeyi % 17-18’dir. Yapılan çalışmalarda düzey % 21’e çıkarılınca süt verimi artmış, ancak sütten kesilen yavru sayısı azalmıştır. % 13’e düşürülmesiyle süt verimi değişmemesine karşılık yavruların sütten kesim canlı ağırlığı düşmüştür.

 

Mineral İhtiyacı :

 

Rsayondaki Ca: P oranı 1:1 - 1,5:1 olmalıdır. Rasyondaki Ca düzeyi genç tavşanlar için % 0,4, gebeler için %0,45 ve laktasyondakiler için % 0,75; P düzeyi ise aynı sırayla % 0,22 , % 0,37 ve % 0,5 olmalıdır.

 

Rasyonda % 0,5 oranında tuz bulunmalıdır. Na, K ve Cl dengesizlikleri nefrit ve üreme problemlerine yol açmaktadır. K yetersizliğinde E vitamini ile ilgili kas distrofisine benzeyen bir durum görülür. Rasyonun % 50’si kaba yemden oluşuyorsa K ihtiyacı karşılamış olur.

 

Mg fazlalığı şiddetli ishale sebep olurken, eksikliğinde büyümede gerileme, tüy yeme, aşırı duyarlılık gelişir. Rasyonda % 0,003-0,04 oranında Mg olması yeterlidir.

 

Vitamin İhtiyacı :

 

Vitamin A yetersizliğinde döl verimi bozuklukları, sinirsel semptomlar, görme bozuklukları ortaya çıkar. Rasyondaki vitamin A düzeyi genç tavşanlar için 5800 İÜ/kg , gebeler için 10 000 İÜ/kg olmalıdır.

 

Vitamin D ihtiyacı özellikle kapalı yerlerde barındırılan ve yeterli kuru ot tüketmeyen tavşanlarda fazladır. Böyle durumlarda rasyonda 900-1000 İÜ/kg D2 veya D3 vitamini bulunması yeterlidir.

 

Yemlere 40 mg/kg düzeyinde E vitamini ihtiyacı karşılar. Suda eriyen vitaminler ve K Vitamini secumda mikroorganizmalar tarafından sentezlenir ve kaprofaji ile çoğunlukla değerlendirilir.

 

Selüloz İhtiyacı :

 

Selüloz eksikliğinde enterit ve tüy yeme görülmektedir. Rasyonlardaki selülozun % 10’dan az %20’den fazla olmaması tavsiye edilmektedir.

 

Su İhtiyacı :

 

Su ihtiyacı genelde kuru madde tüketiminin 2-2,5 katı kadardır. Çevre ısısı, gebelik, süt verme ve yemin kompozisyonu su ihtiyacında önemli değişikliklere neden olur. Tavşanların önünde her zaman bol miktarda temiz ve taze su bulundurulmalıdır. Suluklar periyodik olarak dezenfekte edilmelidir.

 

ÜREMELERİ

 

Sütten kesimden sonra erkek ve dişiler ayrı kafeslerde tutulmalıdır. Üreme organının çıkış deliği dişilerde uzunluğuna bir yarık biçiminde, erkeklerde ise yuvarlaktır ve bastırıldığında erkek üreme organı bir çıkıntı şeklinde ortaya çıkar. Dişiler 4 – 4,5 aylık , erkekler 5 – 5,5 aylık olunca çiftleştirilir. Erkek tavşanlar günde 2-3 defa çiftleştirilebilir.

 

Çiftleştirmede dişi erkeğin kafesine götürülür. Kızgınlık dönemindeki dişi tavşan çiftleşmeye izin verecek şekilde arka kısmını yukarıya kaldırır. Bu pozisyona lordozis denir. Çiftleşmeyi kabul etmeyen tavşan kafesin bir köşesinde çömelme vaziyeti alır yada erkek tavşana karşı saldırganlaşır,bu durumda çiftleşme 12-24 saat sonra tekrar denenmelidir. Dişi tavşanın çiftleşmeyi kabul etmesi durumunda, çiftleşme 5-50 saniye içinde tamamlanır ve erkek tavşan karakteristik bir ses çıkararak geriye yada yana doğru yıkılır.

 

Tavşanlarda ovulasyon uyarılma yoluyla olduğu için dişiler kırkım gününde çiftleştirildiklerinde gebe kalma oranı yükselir ve embriyonik mortalite oranı düşer. Doğumdan hemen sonra (1-3 gün içinde) yapılan  çiftleştirmelerde de gebelik oranı yüksektir. Laktasyon döneminde  kızgınlık ve döl verimi düşüktür.

 

Çiftleşmeden 10-14 gün sonra tavşan sırt üstü yatırılıp ürkütmeden karnının arka bölgesinde elle muayene yoluyla yavruların varlığı belirlenebilir .

 

Çiftleşmeden 27-28  gün sonra gebe olan dişilerin kafeslerine doğum sandığı koyulması gerekir. Tavşan yünlerini yolarak ve otlarla kutuda bir yavru yuvası yapar ve doğumunu gerçekleştirir. Normal doğum 30 dakikada gerçekleşir. Gebelik süresinin uzaması (33 günü geçmesi) halinde oksitosin hormonu (0.3-0.5 cc im, sc) kullanılarak doğum başlatılmalıdır.

 

Yavrular doğduktan sonra, ana tavşan yavrularını bir ay süreyle günde bir veya iki kez emzirir. Yavruların motor koordinasyonlarının ve ısı regülasyonlarının sağlanması için en az iki hafta doğum kutularında tutulması gerekir. Doğum kutusu için en uygun olarak 25 x 30 x 45 ölçülerinde ve uzun yan yüzlerinden birinde 12-15 cm çapında yuvarlak pencere bulunan dikdörtgen prizması şeklindeki bir kutu önerilebilir. Doğum kutusunun üzeri açılabilir kapaklı olmalı. Pencere yavrunun ve dişinin girip çıkabileceği şekilde sürgülü kapaklı ve tabandan 5 cm yukarda olmalıdır.

 

Kanibalizm: Dişi tavşanların gebelik sırasında ve doğumdan sonra yetersiz  beslenmesi, açlık, susuzluk, stres, vb. haller ile ve kalıtsal nedenlerle bazı anneler yavrularını yerler.  İkinci doğumlarında da aynı durumun tekrarlanması halinde o dişi damızlıktan çıkarılır.

 

Ankara tavşanlarında yavru doğum ağırlıkları 47 – 55 gr arasında değişir. Yavrular doğdukları zaman tüysüzdürler, göz kapakları kapalıdır ve göz kapaklarının üzerinde bir tüy vardır. Bu tüy üçüncü gün düşer. Göz kapakları 8. – 13. günde açılır. Açılmadığı durumlarda ılık suyla ıslatılmış pamuk ile gözler silinmek suretiyle açılmaya yardımcı olunabilir. Yavrular 5. – 6. günde tüylenmeye başlar ve iki hafta içinde kısa tüylerle örtülürler.

Yeni doğanlar tüysüz oldukları için, onların bulunduğu ortamın çevre sıcaklığı 28° C’ dan az olmamalıdır. Doğan yavruları soğuktan koruyabilmek amacıyla taban kısmı elektrikli rezistanlarla ısıtılan doğum sandıkları, elektrikli battaniye kullanılabilir

 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Sitemizde yayınlanan her türlü içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz...